GİRİŞ
Rab’bin kulu Musa aracılığıyla verdiği 10 buyruk, Kutsal Kitap’taki en önemli buyruklardandır. Hatta insanlık tarihindeki en bilinen 10 buyruktur. Zaman verip daha derin bir şekilde bakarsak, bu 10 buyruğun sadece kurallardan oluşmadığını görürüz. Kutsal Kitap’taki ilk zamanları düşünelim. Tanrı herkese her şeyi yapabileceğini söyler.
Onları kutsayarak, “Verimli olun, çoğalın” dedi. “Yeryüzünü doldurun ve denetiminize alın; denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, yeryüzünde yaşayan bütün canlılara egemen olun. ~ YARATILIŞ 1:28
Onları yarattığı zaman bunu söyler. Ama burada bunu bir buyruk değil, bir kutsama olarak görüyoruz. Kutsal Kitap’taki her buyruk, bizi yaşam bulmaya davet eder. Hayatın çeşitli durumları içinde neyin iyi, neyin kötü ya da neyin doğru, neyin yanlış olduğunu kavramamıza yardım eder. Buna Kutsal Kitap’ta bilgelik denir.
Şimdi Kutsal Kitap’taki ikinci buyruğa bakalım. Bu buyruk tamamen bilgeliği aramakla ilgilidir. Bu buyruğu insanları bahçeye koyduğu zaman vermiştir
Ona, “Bahçede istediğin ağacın meyvesini yiyebilirsin” diye buyurdu, Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün.” ~YARATILIŞ 2:16-17
Bize iyi ve kötüyü öğreten bir ağaç var ama “yemeyeceksin” diyor. Hikâyeye daha derin baktığımızda, bize buyruğun gerçekten ne hakkında olduğunu açıkça düşündürüyor. Bu buyruğun iki parçası var:
Olumsuz yanı: Bilgelik ağacından yemeyin.
Olumlu yanı ise: Yaşam ağacından yiyiniz.
Bütün ağaçlar güzel görünüyor. Beni öldürecek ve bana yaşam verecek ağacı nasıl ayırt edebilirim?
Sadece ve sadece Tanrı bana söylediği için.
Gerçek bilgelik, kendi düşüncelerimizi dinlemek yerine Tanrı’nın sözünü dinlemekten gelir ve bu bizi yaşama yönlendirir. Kutsal Kitap’ta bunlar gibi yüzlerce yasa vardır. Ve hepsi Tanrı’nın sesini duymaya ve yaşam bulmaya yönlendirir.
Bunu yapmamız için buyrukları daha derin düşünerek onların içindeki bilgeliği keşfetmeli ve yaşamı bulmalıyız.
Ne mutlu o insana ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, Günahkarların yolunda durmaz, Alaycıların arasında oturmaz. Ancak zevkini RAB’bin Yasası’ndan alır Ve gece gündüz onun üzerinde derin derin düşünür. Böylesi akarsu kıyılarına dikilmiş ağaca benzer, Meyvesini mevsiminde verir, Yaprağı hiç solmaz. Yaptığı her işi başarır. ~ MEZMURLAR 1:1-3
Tanrı’nın bilgeliğiyle yaşamak, sadece yaşam ağacından yemek değil, aynı zamanda başkaları için de yaşam kaynağı olmaya çağrılmaktır.
Bu, bize yaşam getiren radikal ve cesur bir şekilde yaşamamızı sağlar. Aynı zamanda bu yaşamı başkalarıyla paylaşmamıza yardımcı olur.
Bu buyruklar üzerinde düşünerek yaşamı bulmalıyız. Bunları yalnızca 10 ahlak yasası olarak düşünebiliriz.
Ama bu 10 buyruk üzerinde daha derin düşünürsek, çok daha büyük bir anlam keşfederiz. Bu 10 buyruğun içindeki bilgeliği ve yaşamı görmeye başlarız.
